1980’ler • YILLIK MÜZİK TARİHİ DOSYASI

1986

Pop, rap ve dünya müziği tartışmaları

1986’da popun merkezindeki güç dengeleri değişti. Janet Jackson Control ile kendi kararlarını ve imgesini sahiplenen yeni bir R&B dili kurdu; Run-DMC ile Beastie Boys rap albümünü büyük pazarın içine taşıdı. Paul Simon’ın Gracelandı dünya müziği iş birlikleri kadar apartheid dönemi boykot tartışmalarıyla da gündeme geldi. Metallica, Slayer ve Megadeth metal besteciliğinin sınırlarını genişletirken The Smiths ile R.E.M. bağımsız gitar ağlarını güçlendirdi. Bon Jovi ve Peter Gabriel ise pop-rock’ın iki farklı büyük yüzünü temsil etti.

Janet Jackson, Control dönemi, 1986
Yıl görseli: A&M Records tarafından dağıtılan Janet Jackson tanıtım fotoğrafı, 1986 • Kamu malı • Web için sıkıştırılmıştır.
01 • 1986

Janet Jackson kontrolü alıyor

Janet Jackson, Jimmy Jam ve Terry Lewis’le hazırladığı Control albümünde aile yönetiminden ve önceki genç yıldız görüntüsünden bağımsız bir yetişkin kimliği kurdu. “What Have You Done for Me Lately”, “Nasty” ve başlık parçası sert elektronik davulları konuşmaya yakın, ritmik vokallerle birleştirdi. “Let’s Wait Awhile” duygusal ve fiziksel sınır koyma fikrini sakin biçimde anlattı. Albümün kliplerinde koreografi, gündelik kıyafet ve grup hareketi müziğin görünür ritmine dönüştü. Janet bağırmadan otorite kuruyor, 1980’lerin dans-pop ve R&B dili için yeni bir ölçü belirliyordu.

02 • 1986

Hip-hop kapıları açıyor

Run-DMC’nin Raising Hell albümü “Walk This Way”de Aerosmith’le kurduğu iş birliği sayesinde rap ile rock dinleyicisini aynı kayıtta buluşturdu; fakat albümün önemi yalnız bu crossover’dan gelmiyordu. “My Adidas” grup kimliğini sokak giyimiyle birleştiriyor, “It’s Tricky” yalın ritim üzerinde MC uyumunu gösteriyordu. Beastie Boys’un Licensed to Illı kısa süre sonra punk geçmişini rap mizahı ve sert Rick Rubin prodüksiyonuyla birleştirdi. Rap albümü artık geçici bir yenilik değil, liste ve turne sisteminin büyük ticari gücüydü.

03 • 1986

Graceland’ın müziği ve tartışması

Paul Simon, Graceland albümünde Güney Afrikalı müzisyenlerin ritim, gitar ve vokal gelenekleriyle Amerikan folk-pop yazarlığını buluşturdu. Ladysmith Black Mambazo’nun uluslararası görünürlüğü arttı ve albüm çok geniş bir dinleyiciye ulaştı. Ancak kayıtlar apartheid döneminde Birleşmiş Milletler’in kültürel boykot çağrısının sürdüğü koşullarda yapıldığı için proje başından itibaren etik ve politik tartışma taşıdı. Müzikal iş birliğinin değeri ile taraflar arasındaki güç ve temsil eşitsizliği aynı anda ele alınmalıdır; albümün tarihsel önemi de bu çelişkiden ayrı düşünülemez.

04 • 1986

Thrash metal albüm sanatına dönüşüyor

Metallica’nın Master of Puppetsı hız, ağır riff ve uzun beste yapısını bağımlılık ile kontrol temaları etrafında bütünlüklü bir albüme dönüştürdü. Turne sırasında basçı Cliff Burton’ın ölümü grubun tarihinde ağır bir kırılma yarattı. Slayer’ın Reign in Bloodu çok daha kısa ve yoğun bir saldırı kurarken Megadeth’in Peace Sells... but Who’s Buying? albümü teknik gitarla politik öfkeyi birleştirdi. 1986, thrash metalin yalnız hızlı ve sert bir yeraltı türü değil, ayrıntılı bestecilik ve albüm anlatısı taşıyan büyük bir yaratıcı alan olduğunu gösterdi.

05 • 1986

Bağımsız gitar ağları büyüyor

The Smiths’in The Queen Is Dead albümü Johnny Marr’ın parlak gitarlarını Morrissey’nin yalnızlık, sınıf ve kara mizah dolu sözleriyle buluşturdu. R.E.M.’in Lifes Rich Pageantı daha açık ve güçlü bir grup sesiyle üniversite radyosu çevresinin dışına doğru genişledi. Britanya’daki C86 kaseti çevresinde oluşan gitar popu ile ABD’deki college rock ağı aynı müziği üretmiyordu; ortak yönleri, büyük şirket merkezinin dışında plak dükkânı, fanzin, öğrenci radyosu ve küçük konser salonları üzerinden dinleyici bulmalarıydı. Bu ağ 1990’ların alternative patlamasının altyapısını kurdu.

06 • 1986

Pop-rock iki ayrı zirve kuruyor

Peter Gabriel’in So albümü deneysel stüdyo geçmişini “Sledgehammer”, “Don’t Give Up” ve “In Your Eyes” gibi açık ama ayrıntılı şarkılara taşıdı. “Sledgehammer”ın stop-motion videosu klip sanatının teknik doruklarından biri oldu. Bon Jovi’nin Slippery When Weti ise “Livin’ on a Prayer” ve “You Give Love a Bad Name”le hard rock riffini büyük ortak nakaratlara dönüştürdü. Biri dünya müziği, soul ve görsel deneye; diğeri arena rock’ın doğrudan dayanışma duygusuna yaslanıyordu. İki albüm de 1986’da geniş kitleye ulaşmanın tek bir yaratıcı yolu olmadığını gösterdi.

MÜZİĞİN ÇEVRESİNDEKİ YIL

1986 kısa kültür haritası

Şarkılar boşlukta doğmadı. Sinema, televizyon, gazete manşetleri ve değişen dinleme alışkanlıkları aynı yılın ortak hafızasını kurdu.

SİNEMA

Perdede kalanlar

  1. Platoon
  2. Top Gun
  3. Blue Velvet
LİSTELER

Radyoda ve listelerde

  1. That’s What Friends Are For — Dionne Warwick & Friends
  2. West End Girls — Pet Shop Boys
  3. Papa Don’t Preach — Madonna
  4. Walk This Way — Run-DMC featuring Aerosmith
  5. The Final Countdown — Europe
BASINDAN ARŞİV NOTLARI
1986 / 01

Run-DMC ve Aerosmith iş birliği rap ile rock izleyicileri arasındaki geçişi görünür kıldı.

Oldies Radyo arşiv özeti • Başlık özgün olarak yeniden yazılmıştır.

1986 / 02

Paul Simon’ın Graceland albümü müzikal iş birliği kadar apartheid dönemi kültürel boykot tartışmalarıyla konuşuldu.

Oldies Radyo arşiv özeti • Başlık özgün olarak yeniden yazılmıştır.

SEÇİLMİŞ DİNLEME ROTASI

1986 yılına giriş için 6 kayıt

Bu liste bir “en iyiler” sıralaması değil; yılın farklı sahnelerine açılan dengeli bir başlangıç rotasıdır.

01

Janet Jackson

Nasty

02

Run-DMC

Walk This Way

03

Paul Simon

You Can Call Me Al

04

Metallica

Master of Puppets

05

The Smiths

There Is a Light That Never Goes Out

06

Peter Gabriel

Sledgehammer

BAŞLICA YABANCI KAYNAKLAR

Dosya yalnız yabancı resmî ve kurumsal kaynaklar karşılaştırılarak Oldies Radyo için Türkçe ve özgün biçimde hazırlanmıştır.

BU İÇERİĞİ PAYLAŞ

Bu hikâyeyi başkalarına da ulaştırın

Instagram düğmesi telefondaki paylaşım ekranını açar. WhatsApp ve Facebook için aşağıdaki doğrudan seçenekleri de kullanabilirsiniz.