1990’lar • SES HARİTASI

1990’lar Müzik Tarzları

14 tür ve sahne; kökleri, üretim araçları, dinleyici kültürleri ve birbirleriyle kurdukları geçişler üzerinden ayrı ayrı ve ayrıntılı biçimde.

01

Grunge

Seattle çevresindeki punk, metal ve bağımsız rock birikiminin Nirvana, Pearl Jam, Soundgarden ve Alice in Chains ile görünür hâle gelmesi.

Grunge, Seattle çevresindeki bağımsız punk, metal ve yerel kulüp birikiminin medya tarafından tek bir başlık altında görünür hâle getirilmesiydi. Nirvana’nın melodik punk’ı, Pearl Jam’in klasik rock ağırlığı, Soundgarden’ın metal kökleri ve Alice in Chains’in karanlık armonileri aslında belirgin biçimde farklıydı.

Flanel gömlek görüntüsü kısa sürede pazarlama kalıbına dönüşse de müziğin temelinde cilalı 1980’ler rock’ına tepki, kişisel yabancılaşma ve güçlü canlı performans vardı. Kurt Cobain’in 1994’teki ölümü sahneye trajik bir sınır çizdi.

02

Alternative ve Indie Rock

R.E.M.’den Radiohead’e, Pavement’tan The Smashing Pumpkins’e ana akım dışında doğan farklı gitar dillerinin genişlemesi.

1990’larda alternative rock, R.E.M. ve Pixies gibi önceki kuşakların açtığı yoldan Radiohead, Pavement, The Smashing Pumpkins, PJ Harvey, Beck ve sayısız yerel sahneye yayıldı. Ortak nokta tek bir sound değil, ana akım rock formülünün dışında hareket etme isteğiydi.

Bağımsız şirketler, üniversite radyoları, fanzinler ve daha sonra internet toplulukları dolaşım ağını güçlendirdi. On yıl ilerledikçe “alternative” ticari bir kategoriye dönüşse de indie üretim kültürü kendi küçük ölçekli alanlarını korudu.

03

Britpop

Blur, Oasis, Pulp ve Suede üzerinden İngiliz pop mirası, gündelik hayat, sınıf ve medya rekabetinin birleşmesi.

Britpop, ABD grunge etkisine karşı İngiliz pop geçmişini ve gündelik yaşamı yeniden öne çıkaran bir kuşak anlatısıydı. Suede’in erken çıkışı, Blur’ün karakter gözlemleri, Oasis’in büyük nakaratları ve Pulp’ın sınıf hikâyeleri aynı başlık altında ayrı kimlikler kurdu.

1995’teki Blur–Oasis liste rekabeti medyanın sahneyi bir spor karşılaşmasına çevirdiğini gösterdi. Hareket kısa ömürlü olsa da İngiliz gitar popunu yeniden küresel gündeme taşıdı ve albüm, moda, dergi ve şehir kimliğini ortak bir kültürel paket hâline getirdi.

04

Pop-punk

Green Day ve The Offspring ile punk temposunun güçlü pop nakaratları ve gençlik radyosuyla buluşması.

Pop-punk, punk’ın hızını ve kısa şarkı yapısını açık melodiler, mizah ve gençlik radyosuyla birleştirdi. Green Day’in Dookiesi ile The Offspring’in Smashi 1994’te bağımsız köklerden milyonlara ulaşan iki farklı model sundu.

Kaliforniya kulüpleri ve küçük plak şirketleri sahnenin altyapısıydı. Tür on yılın sonunda Blink-182 gibi gruplarla daha parlak prodüksiyona yönelerek 2000’lerin gençlik pop kültürünü hazırladı.

05

Hip-hop

East Coast, West Coast ve Güney sahnelerinin farklı prodüksiyon, anlatı ve kimliklerle albüm kültürünü merkezileştirmesi.

1990’lar hip-hop’u tek bir “altın çağ” anlatısından daha geniştir. Nas ve Wu-Tang Clan New York anlatısını yenilerken Dr. Dre, Snoop Dogg ve 2Pac West Coast’un farklı yüzlerini; OutKast ise Atlanta ve Güney’in yükselen yaratıcı merkezini temsil etti.

Sampling, G-funk synthesizer’ları, jazz etkisi ve daha sert dijital prodüksiyonlar yan yana gelişti. Bölgesel rekabet bazen gerçek şiddet ve medya kışkırtmasıyla birleşse de on yılın asıl mirası rap’in albüm, moda, dil ve girişimcilikte merkezi kültürel güç hâline gelmesidir.

06

Contemporary R&B ve New Jack Swing

TLC, Boyz II Men, Mary J. Blige ve yapımcı odaklı ritmik prodüksiyonlarla R&B’nin pop listelerindeki ağırlığının artması.

New Jack Swing, Teddy Riley çevresinde R&B vokalini hip-hop sertliğindeki programlanmış ritimlerle buluşturdu. Bobby Brown, Bell Biv DeVoe ve erken Janet Jackson prodüksiyonları bu geçişin popüler yüzlerini oluşturdu.

On yıl ilerledikçe TLC, Boyz II Men, Mary J. Blige, Brandy, Aaliyah ve Toni Braxton birbirinden farklı R&B dilleri kurdu. Yapımcı ile sanatçı arasındaki yaratıcı ortaklık, vokal düzeni kadar beat ve ses tasarımını da türün kimliğine yerleştirdi.

07

Neo-soul

D’Angelo, Erykah Badu ve Lauryn Hill çevresinde klasik soul duyarlılığının hip-hop çağında yeniden yorumlanması.

Neo-soul, klasik soul ve jazz duyarlılığını hip-hop çağının ritmi, gündelik dili ve albüm özgürlüğüyle birleştirdi. D’Angelo, Erykah Badu, Maxwell ve Lauryn Hill geçmişi taklit etmek yerine canlı enstrüman ile modern prodüksiyon arasında yeni bir denge kurdu.

Etiket pazarlama amacıyla kullanılsa da ortak eğilim, vokal gösterisinden çok atmosfer, groove, kişisel yazarlık ve kültürel hafızaya önem verilmesiydi. Tür 2000’lerin alternatif R&B ve bağımsız soul sahneleri için güçlü bir temel hazırladı.

08

Trip-hop

Bristol sahnesinde Massive Attack, Portishead ve Tricky ile hip-hop ritmi, dub, soul ve karanlık atmosferin birleşmesi.

Trip-hop adı Bristol çevresindeki Massive Attack, Portishead ve Tricky’nin çok farklı müziklerini sonradan ortaklaştırdı. Dub bası, hip-hop ritmi, soul sample’ları, film-noir atmosferi ve kırılgan vokaller bu kayıtların ortak renkleriydi.

Dans pistinin hızını düşüren tür, elektronik müziği ev dinlemesi ve sinematik albüm anlatısıyla buluşturdu. Blue Lines, Dummy, Maxinquaye ve Mezzanine 1990’ların karanlık şehir duygusuna ayrı kapılar açtı.

09

House, Techno ve Trance

Kulüp kültürünün Avrupa ve dünya çapında büyümesi; elektronik dans müziğinin farklı yerel sahneler ve büyük etkinlikler yaratması.

Chicago house ve Detroit techno’nun 1980’lerde kurduğu dil 1990’larda Avrupa kulüpleri, rave’ler ve yeni bağımsız şirketler aracılığıyla küreselleşti. Acid house, deep house, hardcore, trance ve farklı techno kolları ayrı dinleyici toplulukları yarattı.

Ucuzlayan ekipman ve 12 inçlik single kültürü prodüksiyonu yaygınlaştırırken süper kulüpler ve festivaller DJ’i sahnenin merkezine taşıdı. Türler arasındaki fark çoğu zaman BPM’den çok mekân, şehir ve topluluk deneyiminde belirginleşti.

10

Eurodance ve Dance-pop

Elektronik ritim, rap bölümleri ve büyük nakaratlarla 2 Unlimited, Snap! ve benzeri projelerin radyoyu dans pistiyle birleştirmesi.

Eurodance; hızlı elektronik ritim, kadın vokalli büyük nakarat ve erkek rap bölümü formülünü 2 Unlimited, Snap!, Culture Beat ve La Bouche gibi projelerle dünya listelerine taşıdı. Şarkılar kulüp kadar otomobil, spor salonu ve yaz radyosu için de tasarlanıyordu.

Dance-pop tarafında Ace of Base, Cher ve on yıl sonundaki teen-pop yıldızları elektronik prodüksiyonu daha geniş pop yapılarıyla birleştirdi. Türün doğrudanlığı, 1990’ların ortak eğlence hafızasında kalıcı bir yer kazandı.

11

Big Beat ve French House

The Prodigy, Chemical Brothers ve Daft Punk ile elektronik müziğin rock enerjisi, sample kültürü ve albüm formatına açılması.

Big beat, kırık ritimleri rock sample’ları ve yüksek sesli festival enerjisiyle birleştirdi. The Chemical Brothers, The Prodigy ve Fatboy Slim elektronik müziği rock izleyicisine açarken albüm ile DJ seti arasındaki sınırı esnetti.

French house ise Daft Punk, Cassius ve Étienne de Crécy çevresinde disco ve funk sample’larını yoğun filtre, sıkıştırma ve tekrar üzerinden yeniden kurdu. Robotik imge ile sıcak dans mirasının birleşimi 2000’lerin pop prodüksiyonunu derinden etkiledi.

12

Teen-pop

Spice Girls, Backstreet Boys, Britney Spears ve Christina Aguilera ile koreografi, video ve uluslararası pazarlamanın yeni yıldız sistemi kurması.

Teen-pop, Spice Girls ve Backstreet Boys ile başlayan yeni dalgayı Britney Spears, Christina Aguilera ve *NSYNC’in on yıl sonu çıkışlarıyla büyüttü. Güçlü İsveçli şarkı yazarlığı ekipleri, koreografi, video ve gençlik medyası aynı kampanyada birleşti.

Bu model bazen yapay bulunmasına rağmen şarkı yapısı, vokal prodüksiyonu ve küresel pazarlamada son derece etkiliydi. 1999’a gelindiğinde pop yıldızı aynı anda radyo, MTV, dergi, turne ve ürün dünyasında çalışan uluslararası bir marka hâline gelmişti.

13

Country-pop

Shania Twain ve başka isimlerle Nashville prodüksiyonunun pop radyosu ve küresel albüm pazarına güçlü biçimde açılması.

Country-pop, Nashville şarkı yazarlığını rock davulları, parlak gitarlar ve uluslararası pop miksleriyle genişletti. Garth Brooks stadyum ölçeğini büyütürken Shania Twain ve Faith Hill türün radyolar arası geçişini hızlandırdı.

Emmylou Harris’in Wrecking Ball gibi daha atmosferik çalışmaları ise Americana tarafında başka bir yenilenme sundu. Böylece 1990’lar country’si hem çok satan pop hem de köklere deneysel dönüş yollarını aynı anda barındırdı.

14

Latin Pop

On yılın sonunda Ricky Martin, Jennifer Lopez ve başka yıldızlarla İngilizce ve İspanyolca pazarlar arasındaki geçişin büyümesi.

Latin pop 1990’larda Selena, Gloria Estefan, Luis Miguel ve Shakira gibi çok farklı kariyerlerle İspanyolca pazarların gücünü büyüttü. Rock en español, Tejano, balad ve dans müziği tek bir “Latin sound”a indirgenemeyecek kadar çeşitliydi.

1999’da Ricky Martin, Jennifer Lopez ve Enrique Iglesias çevresindeki İngilizce crossover dalgası ABD medyasının ilgisini yoğunlaştırdı. Ancak bu görünürlük, on yıl boyunca Latin Amerika ve ABD’de kurulmuş güçlü şirket, radyo ve dinleyici ağlarının sonucuydu.

Türler hakkında not: Bu başlıklar kesin duvarlar değildir. Sanatçılar pop, rock, R&B, hip-hop ve elektronik müzik arasında hareket eder; yeni sesler çoğu zaman tam da bu geçişlerde doğar.
BAŞLICA YABANCI KAYNAKLAR
BU İÇERİĞİ PAYLAŞ

Bu hikâyeyi başkalarına da ulaştırın

Instagram düğmesi telefondaki paylaşım ekranını açar. WhatsApp ve Facebook için aşağıdaki doğrudan seçenekleri de kullanabilirsiniz.