BAĞIMSIZ ŞİRKETLER • YENİ SESLER

Plak Şirketleri ve Stüdyolar

1950’lerin büyük müzik dönüşümünün arkasında yalnızca yıldızlar yoktu. Risk alan bağımsız şirket sahipleri, yerel yetenek avcıları, mühendisler, aranjörler, oturum müzisyenleri ve küçük stüdyolar; blues, R&B, country ve rock ’n’ roll’un sesini birlikte şekillendirdi.

1950’lerde plak şirketleri, kayıt stüdyoları ve mikrofonlardan oluşan editoryal kolaj
Memphis’ten Chicago’ya, New York’tan New Orleans’a: 1950’lerin müzik haritasını küçük şirketler ve karakter sahibi kayıt odaları kurdu.

Neden bağımsız plak şirketleri bu kadar önemliydi?

Savaş sonrasında kayıt teknolojisinin ucuzlaması, manyetik bandın yaygınlaşması ve bölgesel radyo ağlarının büyümesi küçük girişimcilere yeni fırsatlar verdi. Büyük firmalar RCA Victor, Columbia, Decca, Capitol ve Mercury ulusal dağıtım gücüne sahipti; fakat yeni siyah R&B seslerine, sert blues’a, gospel kökenli vokallere veya country ile blues’u karıştıran genç sanatçılara her zaman hızlı davranmıyordu. Bağımsız şirketler ise yerel kulüplerde ve radyo programlarında duydukları sesi birkaç gün içinde kayda alıp 45’lik olarak piyasaya çıkarabiliyordu.

Bu sistem romantik bir özgürlük alanı değildi. Sanatçılar telif, sözleşme ve muhasebe konusunda sık sık dezavantajlıydı; besteci payları tartışmalı biçimde bölünebiliyor, kayıtların sahipliği şirkette kalıyor ve bazı yöneticiler sanatçılar üzerinde ağır baskı kuruyordu. Yine de bağımsız şirketlerin aldığı risk olmasaydı 1950’lerin müzik haritası çok daha dar olurdu.

MEMPHIS

Sun Records

Sam Phillips, 3 Ocak 1950’de 706 Union Avenue’da Memphis Recording Service’i açtı; Sun Records’u ise 1952’de kurdu. Phillips’ın ilk hedeflerinden biri, büyük şirketlerin göz ardı ettiği bölgesel siyah müzisyenleri kaydetmekti. B.B. King, Howlin’ Wolf, Rosco Gordon, Rufus Thomas ve The Prisonaires gibi isimlerle yapılan erken kayıtlar Sun’ın rockabilly’den önce blues ve R&B içinden doğduğunu gösterir.

Elvis Presley, Scotty Moore ve Bill Black’in 1954’teki kayıtları, stüdyonun canlı ve ekonomik yaklaşımını rockabilly’nin simgesine dönüştürdü. Carl Perkins, Johnny Cash, Jerry Lee Lewis ve Roy Orbison gibi isimler farklı country, gospel ve blues etkilerini aynı küçük odada yeni bir enerjiyle birleştirdi. Phillips’ın kullandığı slapback echo, performansa genişlik verirken küçük grubun doğrudanlığını koruyordu.

CHICAGO

Chess Records

Leonard ve Phil Chess’in şirketi, Chicago’nun savaş sonrası elektrikli blues sahnesinin merkezlerinden biri oldu. Muddy Waters, Howlin’ Wolf, Little Walter ve Sonny Boy Williamson II gibi sanatçılar, Delta ve Güney köklerini şehirde amplifiye gitar, armonika, piyano, bas ve davulla dönüştürdü. Willie Dixon besteci, basçı, aranjör ve yetenek geliştirici olarak şirketin müzikal dilinde kilit rol oynadı.

Chess yalnızca blues şirketi değildi. Chuck Berry’nin “Maybellene” kaydı country anlatısını R&B ritmi ve gitar diliyle buluşturdu; Bo Diddley kendine özgü ritmik kalıbıyla yeni bir rock yaklaşımı kurdu; Etta James ise on yılın sonunda güçlü bir blues ve soul yorumuna doğru ilerledi. 2120 South Michigan Avenue adresindeki stüdyo, 1960’larda İngiliz rock gruplarının hayranlıkla ziyaret edeceği tarihî bir merkez hâline geldi.

Atlantic Records: R&B’den soul’a açılan laboratuvar

Ahmet Ertegun ve Herb Abramson 1947’de Atlantic Records’u kurdu. Jerry Wexler’in şirkete katılması ve mühendis Tom Dowd’ın teknik yaklaşımı, Atlantic’in kayıt kalitesini ve sanatçı geliştirme gücünü büyüttü. Ruth Brown’ın 1950’lerdeki hitleri şirketin ekonomik temelini oluşturduğu için Atlantic’in bir dönem esprili biçimde “Ruth’un kurduğu ev” olarak anılması boşuna değildi.

Ray Charles, gospel cümlelemesini R&B ritimleriyle birleştirerek “I Got a Woman”, “Hallelujah I Love Her So” ve “What’d I Say” gibi kayıtlarla yeni soul dilinin temellerini attı. The Drifters’ın Clyde McPhatter ve daha sonra Ben E. King dönemleri, vokal grup müziğinin sokak armonisinden gelişmiş stüdyo düzenlemelerine geçişini gösterdi. Atlantic’in başarısında aranjörler, oturum müzisyenleri ve ses mühendisliği kadar, siyah sanatçılara uzun vadeli repertuvar oluşturma çabası da önemliydi.

1950’lerin kayıt stüdyolarından mikrofon ve kontrol odası ayrıntıları
Manyetik bant, mikrofon yerleşimi, yankı ve küçük oda akustiği; şirketlerin “imza sesini” belirleyen görünmez unsurlardı.
LOS ANGELES

Specialty Records

Art Rupe’ın kurduğu Specialty, gospel, R&B ve erken rock ’n’ roll arasında önemli bir köprü kurdu. Roy Milton, Percy Mayfield, Lloyd Price ve Guitar Slim şirketin farklı dönemlerini temsil etti. Little Richard’ın 1955’te New Orleans’taki J&M Studio’da Cosimo Matassa gözetiminde kaydettiği “Tutti Frutti”, Specialty’nin tarihindeki en büyük kırılmalardan biri oldu. Şirket, Sam Cooke’un The Soul Stirrers ile yaptığı gospel kayıtlarını da yayımlayarak seküler soul müziğine uzanacak büyük bir vokal geleneğini belgeledi.

NEW ORLEANS • LOS ANGELES

Imperial Records

Lew Chudd’ın Imperial şirketi farklı repertuvarlara sahipti; fakat 1950’lerde Fats Domino ve yapımcı-aranjör Dave Bartholomew ile kurduğu ortaklık belirleyici oldu. Cosimo Matassa’nın New Orleans stüdyolarında yapılan kayıtlar, piyano üçlemeleri, saksofonlar, güçlü backbeat ve rahat vokal akışıyla şehrin R&B sesini ulusal pazara taşıdı. Domino’nun büyük crossover başarısı, bölgesel bir sound’un dünya çapında popüler olabileceğini kanıtladı.

CINCINNATI

King ve Federal

Syd Nathan’ın King Records’u country ile R&B’yi aynı şirket çatısı altında yayımlamasıyla dönemin en ilginç yapılarından birini kurdu. Federal alt etiketi üzerinden Hank Ballard & The Midnighters, Little Willie John ve James Brown’ın erken kayıtları yayımlandı. King’in kayıt, baskı, dağıtım ve yayıncılık süreçlerini büyük ölçüde aynı merkezde toplaması, şirketin hızlı hareket etmesini sağladı.

CHICAGO

Vee-Jay Records

Vivian Carter ve James Bracken tarafından Gary, Indiana’da kurulan ve Chicago’da büyüyen Vee-Jay, dönemin en önemli siyah girişimlerinden biriydi. Jimmy Reed’in blues kayıtları, The Spaniels’in doo-wop klasiği “Goodnite, Sweetheart, Goodnite”, Gene Chandler ve başka sanatçılar şirketin repertuvarını genişletti. Vee-Jay’in ilerleyen yıllarda The Beatles’ın ilk ABD kayıtlarını yayımlayacak olması, bağımsız bir R&B şirketinin ulaştığı sıra dışı ölçeği gösterir.

LOS ANGELES

Modern, RPM ve Kent

Bihari kardeşlerin etiketleri West Coast blues ve R&B için önemli çıkış noktalarıydı. B.B. King’in erken başarıları RPM üzerinden yayımlandı; Etta James’in “The Wallflower” kaydı Modern etiketiyle çıktı. Şirketlerin müzik tarihindeki yeri büyük olsa da besteci kredileri ve telif uygulamaları hakkındaki tartışmalar, bağımsız endüstrinin sömürücü yönlerini de hatırlatır.

HOUSTON

Duke ve Peacock

Don Robey’nin kontrolündeki Peacock ve Duke etiketleri gospel, blues ve R&B dünyasında güçlü kataloglar oluşturdu. Big Mama Thornton’ın “Hound Dog” kaydı Peacock için yapıldı; Bobby “Blue” Bland, Little Junior Parker ve Johnny Ace gibi isimler Duke çevresinde yükseldi. Robey’nin iş yöntemleri sert ve tartışmalıydı; şirketlerin başarıları ile sanatçı hakları arasındaki gerilim burada açık biçimde görülür.

Stüdyo yalnızca oda değil, bir enstrümandı

1950’lerde “şirket sesi” çoğu zaman binanın fiziksel özelliklerinden, kullanılan mikrofonlardan ve mühendislerin pratik çözümlerinden doğuyordu. Memphis’te Sun’ın dar odası ve slapback yankısı; New Orleans’ta Cosimo Matassa’nın J&M Studio’sundaki canlı topluluk kaydı; Chicago’da Chess ve Universal Recording’in elektrikli blues dengesi; Nashville’de Owen Bradley’nin Quonset Hut Studio’sunda gelişen daha temiz ve orkestralı country yaklaşımı birbirinden farklı sonuçlar veriyordu.

Manyetik bant, kayıtların düzenlenmesini ve tekrar kullanılmasını kolaylaştırdı. Les Paul gibi yenilikçiler çoklu kayıt, overdubbing ve hız değişimi tekniklerini popüler müzikte yaratıcı araçlara dönüştürdü. Tom Dowd’ın Atlantic’teki mühendisliği, güçlü ritim bölümü ile vokalin dengeli kaydedilmesine yardım etti. Yankı odaları, mikrofon mesafesi, odanın ahşap veya sert yüzeyleri ve müzisyenlerin aynı anda çalıp çalmaması; bir kaydın karakterini en az şarkının kendisi kadar etkileyebiliyordu.

Büyük şirketler de dönüşümün parçasıydı

Bağımsızlar yeniliği hızlandırırken, büyük şirketler rock ’n’ roll ve gençlik pazarının kalıcı olduğunu gördükçe yatırımlarını artırdı. RCA Victor, Elvis Presley’nin Sun sözleşmesini satın alarak onu ulusal ve uluslararası yıldız sistemine taşıdı. Decca, Bill Haley & His Comets, Buddy Holly ve Brenda Lee gibi farklı kuşaklara yayılan bir katalog kurdu. Capitol, Nat King Cole, Frank Sinatra, Les Paul & Mary Ford ve Wanda Jackson gibi sanatçılarla hem geleneksel pop hem yeni gençlik müziğinde etkiliydi. Columbia, Mitch Miller döneminde ana akım popu güçlü biçimde yönlendirirken Johnny Cash’i on yılın sonunda kadrosuna kattı.

Bu geçiş, bağımsızlarla büyük şirketler arasında tek yönlü bir rekabet değildi. Büyük firmalar küçük şirketlerden sanatçı veya master satın alıyor; bağımsızlar büyük dağıtım ortaklıklarından yararlanıyor; yapımcılar ve müzisyenler şehirler arasında dolaşıyordu. 1950’lerin sesi, merkezî bir planın değil bu hareketli ekosistemin sonucuydu.

Sanatçı hakları ve müziğin görünmeyen bedeli

Bu başarı hikâyelerinin arkasında ciddi eşitsizlikler vardı. Özellikle genç, siyah veya müzik sektörünün hukuk diline yabancı sanatçılar; düşük telif oranları, belirsiz gider kesintileri ve besteci haklarının paylaşılması gibi sorunlarla karşılaştı. Bazı şirket sahipleri sanatçıların müziğini büyük kitlelere taşırken aynı zamanda onların ekonomik kontrolünü sınırladı. Oldies Radyo açısından bu tarih, yalnızca “efsanevi stüdyo” romantizmiyle değil, yaratıcı emeğin kim tarafından sahiplenildiği sorusuyla birlikte anlatılmalıdır.

1950Sam Phillips Memphis Recording Service’i açtı.
1952Sun Records kuruldu; Atlantic’te Ruth Brown dönemi güçlendi.
1954Elvis’in Sun kayıtları ve Chuck Berry’nin Chess’e uzanan yolu yeni dönemi hazırladı.
1955Little Richard Specialty’de, Fats Domino Imperial’da ulusal patlama yaşadı.
1956RCA’nın Elvis başarısı büyük şirketlerin gençlik pazarına yönelişini hızlandırdı.
1959Motown’un kurulması, 1960’ların yeni bağımsız şirket modeline kapı açtı.
OLDIES RADYO DÜKKAN

Plak Şirketleri ve Stüdyolar seçkisi

Üç örnek de Oldies Radyo Etsy mağazasındaki gerçek ve güncel ilanlardan alınmıştır. ABD siparişleri Etsy üzerinden verilir.

1956 Rock ’n’ Roll T-Shirt

1956 Rock ’n’ Roll T-Shirt

1956 The Year Rock ’n’ Roll Exploded

Etsy’de İncele
Take Me Back to 1955 T-Shirt

Take Me Back to 1955 T-Shirt

1950’ler gençlik ve rock ’n’ roll kültüründen ilham alan tasarım.

Etsy’de İncele
1957 Rock ’n’ Roll T-Shirt

1957 Rock ’n’ Roll T-Shirt

1957’nin hızlı rock ’n’ roll enerjisini taşıyan Oldies Radyo tasarımı.

Etsy’de İncele
BU İÇERİĞİ PAYLAŞ

Bu hikâyeyi başkalarına da ulaştırın

Instagram düğmesi telefondaki paylaşım ekranını açar. WhatsApp ve Facebook için aşağıdaki doğrudan seçenekleri de kullanabilirsiniz.